Mavi-Banner

Gönderen Konu: hiv pozitifler için faydalı bilgiler  (Okunma sayısı 313 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

acısada_öldürmez

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1733
  • BİL ÖNEMSE VE KORUN !!!!!ÇOK GEÇ OLMADAN
hiv pozitifler için faydalı bilgiler
« : Mart 03, 2018, 12:20:36 ÖÖ »
Yorgunluk Önemli Midir ?

Yorgunluk, yan etki anlamında kullanıldığında, dinlendiğinizde dahi gitmeyen halsizlik halini belirtir ve fiziksel ya da psikolojik nedenlerden kaynaklanabilir.

Fiziksel yorgunlukta, kaslarınız, yapmak istediğiniz işleri daha önce yaptığı kolaylıkta yapamaz. Bunun farkına, merdiven çıkarken veya poşet taşırken varabilirsiniz.

Psikolojik yorgunlukta, bir konu üzerinde eskiden olduğu gibi uzun süre konsantre olamayabilirsiniz. Bazı ağır durumlarında, sabahları yataktan kalkmak ve günlük olağan aktivitelerinizi yapmak içinizden gelmeyebilir.

Yorgunluk, vücudunuzun, size bir probleminiz olduğu uyarısını yapmasının iki ana yolundan biridir. Diğer uyarı ise ağrıdır. Bir çoğumuz genellikle daha çok ağrıya dikkat ederiz ve ağrıyı dindirmek için nedenini araştırırız. Yorgunluğumuz içinse fazla aldırış etmeyiz. Belki de bunun nedenlerinden biri, yorgunluğun üzerimize sinsice sokulmasındandır; ve genellikle de kötüye doğru ilerlemesi, farkına varamayacağımız şekilde yavaş olmaktadır.

Yorgunluk sahibi HIV taşıyıcıları, olmayan insanlardan çok daha çabuk hastalanmaya eğimlidirler. Ayrıca sürekli devam eden yorgunluk, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatabilir. HIV taşıyıcıları, yorgunluklarına neyin neden olduğunu ve çaresini bulmalıdırlar.

Yorgunluğum Olduğunu Nasıl Bilebilirim ?

Yorgunluğun başlaması ve artışı çok yavaş bir şekilde olabilir. Eğer dinlendikten sonra bile kendinizi halsiz hissediyorsanız, doktorunuzla yorgunluk konusunu konuşun. Doktorunuza olabildiğince bilgi verin, çünkü bu bilgiler, yorgunluğunuzun varlığının ve neyin neden olabileceğinin bilinmesini kolaylaştıracaktır.

Ne kadar zamandır halsizsiniz?

Birkaç ay öncesiyle kıyasladığınızda, aktivite seviyeniz nasıl değişti?

Ne zaman yoruluyorsunuz? Merdiven çıkmak gibi belli bazı hareketlerden sonra mı oluşuyor? Yorgun mu uyanıyorsunuz?

Yorgun olduğunuzda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Soluk alış-verişinizde kısalık var mı? Kaslarınız, dokununca acıyor mu ? Konsantre olmakta ya da hatırlamakta zorluk çekiyor musunuz? Günlük aktivitelerinizle uğraşmak size zor geliyor mu ?

İyi uyuyabiliyor musunuz? Geceleri ne kadar süre uyuyorsunuz? Kaç kere yataktan kalkıyorsunuz? Uykuya dalmada veya uyuyor olarak kalmakta, kaşıntı, ağrı ya da diğer başka problemler nedeniyle zorluk çekiyor musunuz?


Yorgunluğa Neden Olan Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir ?

Birçok farklı faktörler yorgunluğa neden olabilir. Yorgunluğunuzun nedenini bulmak ve en iyi tedavi yolunu seçmek için doktorunuzla birlikte çalışın.

Aktif HIV infeksiyonu. HIV hızlı bir şekilde çoğalmaya başladığı zaman, vücudunuz onla savaşmak için çok fazla enerji harcar. Birçok taşıyıcı, anti-HIV tedavisini almaya başladığında daha enerjik olur.

Diğer aktif infeksiyonlar.  Diğer infeksiyonlar, hiçbir belli semptom olmasa bile sizi iyice yorabilir. Sindirim sisteminizdeki parazitler, bronşit ve başka enfeksiyonlar ya da allerjiler yorgunluğa neden olabilir. Bu enfeksiyonlar tedavi edildiğinde enerjiniz artmalıdır.

Yetersiz beslenme. HIV taşıyıcıları, sağlıklı insanlardan daha fazla enerjiye ihtiyaç duyarlar. Eğer beslenmeniz yeterli değilse, enerji seviyeniz düşecektir. Ayrıca ishal, vücudunuzdaki besin öğelerinin kaybına neden olabilir. Eğer mümkünse, beslenme alışkanlıklarınızı tartışmak için, HIV hastalığını iyi tanıyan bir diyetisyenle görüşün. Bazı insanlar için B12 vitamini ilavesi ya da daha iyi besinler, yorgunluğu ortadan kaldırabilir.

Anemi. Kırmızı kan hücrelerinin ana görevi, oksijeni akciğerlerden alıp vücudun geri kalan kısmına taşımaktır. Eğer kanınızda yeterli miktarda kırmızı kan hücresine sahip değilseniz, ya da bu hücreler yeteri kadar oksijen taşımıyorlarsa, yorgunluğunuzun nedeni anemi olabilir. Basit bir  kan testi, aneminizin olup olmadığını size gösterebilir. Eğer bunu yaparsanız, doktorunuz anemiye neyin neden olduğunu saptamaya çalışacaktır. Bu nedenler; kan kaybından dolayı, anti-HIV tedavisi nedeniyle kemik iliğinde meydana gelen hasardan dolayı, ya da kırmızı kan hücreleri yapımına yardım eden eritroprotein hormonunun düşük seviyede olmasından dolayı olmak üzere sıralanabilir.

Düşük hormon seviyeleri. Özellikle erkeklerde, cinsiyet hormonu olan testosteronun düşük seviyede olması, yorgunluğa ve sekse olan ilginin azalmasına neden olur. Ayrıca kortizol, trioid ya da DHEA gibi diğer önemli hormonların eksikliği de benzer sorunlara yol açabilir. Hormon seviyeleri kan testleriyle kontrol edilebilir ve haplar, kremler, enjeksiyon vb. gibi yöntemlerle normal değerlerine getirilebilir.

Depresyon. Bu, kendini sadece kötü hissetmekten daha ağır bir durumdur. Beyindeki kimyasal değişimler, yorgunluğa ve günlük aktivitelere ilginin eksikliğine neden olabilir. Depresyon için bir kan testi yoktur. Eğer size daha önce bir depresyon tanısı konulmuşsa, ağır alkol kullanımı ya da hap kullanımı geçmişiniz varsa, veya ailenizde ruhsal hastalıklar görülüyorsa veya görülmüşse; depresyon geçirme şansınız artar. Depresyon çeşitli ilaçlarla tedavi edilebilir, ancak bu ilaçlardan bazıları cinsel fonksiyon bozukluklarına neden olabilir. Ayrıca bazı antidepresanlar bazı anti-HIV ilaçlarıyla etkileşime girmektedirler, bu yüzden çok dikkatli kullanılmalıdırlar.

Özet

Yorgunluk, HIV ile yaşayan insalarda çok yaygın bir durumdur. Tedavi edilmeyen yorgunluk, HIV hastalığının seyrini hızlandırabilir.

Yorgunluğa neden olan şeyi bulmak çok zor olabilir, çünkü birçok farklı faktör aynı semptomlara neden olabilir. Kan testleri bazı nedenleri tanımlayabilir ama diğerlerini tanımlayamaz. Doktorunuza verdiğiniz bilginin çokluğu, yorgunluğunuza neden olan şeyin bulunmasını ve tedavi edilmesini kolaylaştıracaktır.
YanıtlaAlıntıHaberdar EtSil
1644
HIV + KÖŞE / Ynt: Pozitif tanı alan bireylerin yapması gerekenler
« : Mayıs 04, 2016, 07:41:42 ÖS »
Kemik Nedir ?

Kemik, protein yapısına sahip, canlı ve gelişen bir maddedir. İçeriğindeki kalsiyum, bu protein yapıyı güçlendirir. Ayrıca kemiğin dış katmanı, sinirlere ve küçük kan damarları ağına sahiptir. Yaşam boyunca, eskimiş kemik hücreleri uzaklaştırılır ve yerlerine yenisi eklenir. Genç insanlarda bu eklenme, uzaklaştırılmadan daha fazladır ve kemikler giderek sağlamlaşır ve güçlenir. İnsanlarda, yaklaşık olarak 30 yaşından sonra, kemiklerdeki yıkım işlemi baskın olmaya başlar ve bunun neticesinde kemikler, daha hafif ve daha kırılgan bir hale gelir. HIV ile yaşayan insanlar, alışılmadık biçimde yüksek değerde iki kemik hastalığına sahiptir: osteoporoz ve osteonekroz. Bunlara neden olanın HIV mi ya da kullanılan tedavi mi olduğu bilinmemektedir.

Osteoporoz Nedir ?

Osteoporoz (ya da gözenekli kemik), kemik yapısından çok fazla mineral kaybı olduğunda oluşan bir durumdur. Kemikler çok daha kolay kırılır ve çatlar hale gelir. En yaygın görülen kırıklar, kalçada, omurgada ve bilekte oluşur. Osteopeni ise, şiddeti osteoporozdan daha az olan mineral kaybını ifade eder.

Osteoporoza Neden Olan Nedir ?

Yaşlandıkça, kemiklerimiz mineral içeriklerini kaybederler. Eğer 50 yaşın üzerindeyseniz, menopoz sonrası dönem içinde olan bir kadınsanız, beyaz ırktansanız veya Asyalıysanız, ince ve zayıf bir yapıya sahipseniz; kemik minerallerini daha hızlı bir şekilde kaybedebilirsiniz. Osteoporoz ayrıca, beslenmedeki kalsiyum ve D vitamini eksikliğiyle, sigara içimiyle, yüksek miktarda kafein ve alkol kullanımıyla ve son olarak fiziksel aktivite yetersizliğiyle de ilişkilendirilmektedir. HIV ile yaşayan insanların neden yüksek değerde osteoporoza sahip olduklarını ise henüz anlamış durumda değiliz. Ancak son yapılan bir araştırma, kemik kaybı ve HIV infeksiyonunun uzunluğu arasında bir ilişki olduğunu tesbit etmiştir.

Osteoporozum Olduğunu Nasıl Bilebilirim ?

Ne yazık ki birçok insan, osteoporoza sahip olduklarını bir kemiklerinin kırılması sonucunda keşfediyorlar. Kemiklerinizin ne kadar hızlı bir şekilde mineral içeriğini kaybettiğini söylemenin tek yolu testlerle olmaktadır. Bu testlerin birçoğu, çeşitli röntgen formlarını kullanırlar.

Kemik minerallerinin yoğunluğu, santimetredeki gram miktarı olarak rapor edilir. Bu değer; 30 yaşında, sağlıklı ve aynı cinsiyetteki bir bireyin doruk mineral yoğunluğuyla karşılaştırılır. Bir T skoru, kemik mineral yoğunluğunun doruk değerinden ne kadar aşağıda olduğunu ölçer. T-skorunun –2.0 ya da daha düşük olması, osteoporoz olarak tanımlanır. Bu skorun –1.0 ve –2.0 arasında olması, osteopeninin göstergesidir.emik yoğunluğu sonuçları, ayrıca bir Z-skoru olarak da rapor edilebilir. Bu skor, kemik mineral içeriğinizi, sizinle aynı yaş ve cinsiyette olan insanlarla karşılaştırır.

Osteoporoz Hakkında Ne Yapabilirim?

Osteoporozu engellemek için, kemikleriniz gelişiyorken (30 yaşına kadar) bol miktarda kalsiyum alın. Doruk kemik yoğunluğunuzun yüksek olması daha iyidir. Eğer osteopeniniz ya da osteoporozunuz varsa, kırılmaya karşı risklerinizi azaltabilirsiniz.

Kalsiyum sağlayıcı alın, özellikle kalsiyum karbonat ve kalsiyum sitrat. Bunun yanında D vitamini, kalsiyum emilimine yardımcı olabilir. Bu sağlayıcıların doğru miktarlarını almak için doktorunuzla konuşun.

Daha fazla ağırlık-taşıma egzersizi yapın. Bu, kemiklerinize daha fazla mineral içerik tutması için bir sinyal gibi görünür.

Sigara içmeyi bırakın ve kafein ve alkol alımınızı azaltın.

Kayma ve düşme riskinizi azaltın. Evinizdeki yürüme yollarını temizleyin. Merdiven üzerindeyken veya yüksek eğimli yokuşlarda dikkatli olun.

Osteonekroz Nedir?

Osteonekroz, kemik ölümü demektir. Genellikle kalçayı bacağa bağlayan uyluk kemiğini etkiler.

Osteonekroza Neden Olan Nedir?

Osteonekroza, kemiğe sağlanan kanın kaybı neden olur. Sakatlanmalar, aşırı derecede alkol kullanımı, uzun süreli kortikosteroid ilaçların kullanımı (enflamasyonu düşürmek için); osteonekroza neden olabilir. Yağ, kemik içindeki kan damarlarını tıkayabilir.

Osteonekrozum Olduğunu Nasıl Bilebilirim?

Osteonekroz, eklemlerde ağrıya neden olur. Örneğin kalça alanındaki bir ağrı, osteonekroz işareti olabilir. İlk önce ağrı, sadece eklem üzerine ağırlık verdiğinizde oluşabilir ve en şiddetli durumlarda ağrı kalıcı olabilir. Bir manyetik rezonans görüntüleme taraması, osteonekrozu erken evrelerinde ortaya çıkarabilir. Röntgenler ve diğer taramalar, gelişmiş osteonekrozu tesbit edebilirler. Ayrıca bazı doktorlar osteonekrozu test için cerrahiyi kullanırlar.

Osteonekroz Hakkında Ne Yapabilirim?

Sağlıklı bir insan, bazen osteonekrozdan kendini kurtarabilir, özellikle bir kaza sonucu oluşmuşsa. Vücut hasarlı kan damarlarını onarabilir ve hasarlı kemikleri yeniden inşa edebilir. Eğer alkol ve steroid kullanımı osteonekroza neden oluyorsa, bunları kullanmayı kesmelisiniz. Ayrıca eklemlerinize verdiğiniz ağırlığı azaltabilirsiniz; ki bu, osteoporoz için olan tedavinin tam tersidir. Ciddi durumlarda, etkilenmiş kemiğin onarımı için ya da hasarlı eklemin değiştirilmesi için (özellikle kalçada), ameliyata gereksinim vardır.

Özet

HIV ile yaşayan insanlar, alışılmadık biçimde yüksek değerde iki kemik hastalığına sahiptir: osteoporoz ve osteonekroz. Bunların oluşumunun sorumlusunun HIV 'in kendisinin mi yoksa antiviral tedavinin mi olduğu bilinmemektedir. Osteoporozu engellemeye; kalsiyum ya da D vitamini sağlayıcılarını alarak, sigara içmeyi keserek ya da alkol ve kafeini azaltarak yardımcı olabilirsiniz. Eğer eklem ağrılarınız yoksa, ağırlık taşıma egzersizleri ayrıca yardımcı olabilir. Osteoporozunuz olduğunu bilebilmek için, özel testlere ihtiyacınız vardır. Oysa özellikle kalça alanındaki eklemlerdeki ağrılar, bir osteonekroz işareti olabilir. Eğer eklem ağrınız varsa, egzersiz programınızı artırmadan önce doktorunuzla konuşun.

hayatı  çok ciddiye almayın, yaşam  çok  kısa  ve hızla  geçiyor  nasıl  mutluysanız  öyle  yaşayın  ve  hayatı kendinize  zindan etmeyin .

Tigris

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 196
Ynt: hiv pozitifler için faydalı bilgiler
« Yanıtla #1 : Mayıs 21, 2018, 10:22:10 ÖS »
Biochemical and biophysical Reserach Communications dergisinde yer alan bir habere göre, zeytin yaprağında bulunan oleanolik asidin hücreden hücreye transferi engelleyerek Hiv 1 virüsünü baskilayabileceğini ve vücutta ki tüm virüslerin %30'unu yok edebileceği yer almıştır.

Acaba çayını mı tüketmeli kurutup salatalara ve yemeklere mi eklemeli?

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
89 Yanıt
4651 Gösterim
Son İleti Şubat 16, 2018, 01:04:41 ÖÖ
Gönderen: Sıkıntı buyuk
5 Yanıt
965 Gösterim
Son İleti Eylül 26, 2016, 07:42:27 ÖS
Gönderen: cercei
1 Yanıt
767 Gösterim
Son İleti Kasım 14, 2016, 05:53:07 ÖS
Gönderen: sabirhiv
14 Yanıt
591 Gösterim
Son İleti Eylül 23, 2017, 05:30:16 ÖS
Gönderen: Matland
6 Yanıt
458 Gösterim
Son İleti Mart 29, 2018, 08:29:53 ÖS
Gönderen: Arutha