Mavi-Banner

Gönderen Konu: kanserin önlenemez yükselişi ve kemoterapi gerçekleri  (Okunma sayısı 425 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bedevi

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1100
kanserin önlenemez yükselişi ve kemoterapi gerçekleri
« : Ocak 29, 2018, 08:54:42 ÖÖ »
   arkadaşlar geçen bi yerde bi araştırma okurken rastladığım bi bilgi benim tüylerimi diken diken etti..sizlerlede paylaşmak istedim...1930 lu yıllarda dünyada en fazla ölüm sebepleri grip ve ishal gibi hastalıklar iken bugün yerini kanser ve kalp krizi almış....gerçekten üzerinde kafa yorulması gereken bi sonuç..
 
   gene geçen rastladığım bi bilgi afrika kıtasında hiv oranı yüzde 10 yazıyordu...yani 10 kişiden birinde hiv virüsü varmış kara kıtada...tüylerim diken diken oldu...türkiyede 15.000 kayıtlı hadi kayıtsızlarıda koysak 50.000 kişi hiv virüslü var diyebiliriz...nufüs 80 milyon desek hiv virüsü toplam nüfusa oranla afrika kıtasındaki yüzde 10 luk orana göre çok ama çok düşük...ama kanser bakımından aynı şeyi söyleyemeyiz...

   son zamanlardan her evden bi kanser vakası çıkmaya başladı...kanserden ölümlerde bana soracak olursanız muazzam bi artış var...korkutucu ve acı ama ne yazıkki gerçek bu ...

   tamam forumumuz hiv ve aids forumu..ama toplum sağlığını  bu derece tehdit eden bi hastalığıda bana sorarsanız gözardı edemeyiz..üstelik sitemizde bir çok kanser hastası arkadaşımız var..ve hatta hem hiv hem kanser olanda  biçok forumdaşımız sitemizde mevcut..

   şimdi bi yere gelecem ama lafı oraya nası getireceğim valla bende merak ediyorum ..du bakalım :)

 malumunuz üzere kanser hastalığına yakalanma sebepleri olarak çeşitli faktörler var...
  - çevresel faktörler  ,çernobil gibi
  - aldığımız gıdalar    ,gdo lü ürünler,  hibrid tohumlar gibi
  - bi takım enfeksiyonlar   ,hepatit, hiv gibi (işte bizi ilgilendiren kısım)

şimdi bi kanser hastasının hive yakalanma ihtimali yok ama bi hiv pozitifin kansere yakalanma ihtimali var...helede aids safhasına gelindiğinde tüberküloz, verem ve kanser artık pozitiflere çok yakın...

  toparlarsak, bu mevzuyu 2 ye ayırmak gerekir diye düşünüyorum..
1-kansere yakalanmadan önce bilinçlenmek
2 kansere yakalandıktan sonra bilinçlenmek...

sözü fazla uzatmadan faydalı olacağına inandığım bi kitap önerisi ve bi link paylaşımı yapacağım...

1-soner yalçın son kitabı SAKLI SEÇİLMİŞLER.....soner üstaddan türkiyede kanser vakalarının artması ile ilgili çok yerinde tespitler..  çok detaya inmeyeceğim kitap ile ilgili herkesi ama pozitif kardeşlerimi 2 kere ilgilendiren bi kitap..

türkiye ve 3.dünya ülkeleri  üzerinde özellikle tarım ve tohumculuk yoluyla nufus kontrolü sağlamak isteyen amerikanın çeşitli vakıflar üzerinden oynadığı oyunları eminim bi solukta okuyacaksınız..kanserin önlenemez artışının sebebini kitabı okuyunca anlayacaksınız..tüyleriniz diken diken olacak kitabı olurken eminim....mutlaka okumamız gereken bi kitap..

2-paylaşmak istediğim link yeni değil..ama kansere yakalanmış pozitif yada negatif arkadaşlarımızın mutlaka üzerine kafa yorması gereken bi yazı...kemoterapi üzerine bi analiz...yapılmalımı yapılmamalamı? getirisi ne götürüsü ne ..üzerinde çok tartışılacak bi konu....ben yapılsın yada yapılmasın demiyorum...ama yazıda belirtilen hususların dikkate alınmasını öneririm..çok değişik açılardan konuya bakılmış...link aşağıda:

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2578

eğer linke ulaşamayan arkadaşlar varsa yazıyı 2.mesajda ekleyebilirim...

sözü özetlersek:    hiv olmamız kanser olacağımız yada olmayacağımız manasına gelmesede riskli bi grup içinde yeraldığımız gerçek...o halde kanser hakkında şimdiden bilgi sahibi olmamız ,bilinçlenmemiz faydalı olur..



genjutsu

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 87
Ynt: kanserin önlenemez yükselişi ve kemoterapi gerçekleri
« Yanıtla #1 : Ocak 29, 2018, 09:05:27 ÖÖ »
@bedevi abim, yazdıkların enteresan ancak ben 1900 lerin başında ya da daha öncesinde kanserin az olduğuna inanmıyorum, sadece ölümlerin neden olduğunu bilemiyorlardı, isimlerim çoğu 1980 lerde konulmaya başlandı. hastalığın ne olduğu bilinmediği için grip deyip geçiyorlardı belki de.

bedevi

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1100
Ynt: kanserin önlenemez yükselişi ve kemoterapi gerçekleri
« Yanıtla #2 : Ocak 29, 2018, 09:42:09 ÖÖ »
genjutsu kardeşim soner yalçın üstadın neredeyse bütün kitaplarını okudum...özellikle efendi isimli kitabı muazzam bi başyapıttı...demin bahsettiğim yeni kitabı saklı seçilmişler de hakeza aynı...bu adamın en sevdiğim yönü delilli ispatlı belgeli yazması...yani komplo teorisyenliği yapmak kolaydır , ama işi belgeye dayandırmak bambaşkadır...

    1900 lü yıllardan itibaren amerikan para babalarının ( rockfeller ailesi, ford ailesi vs vs) 3.sınıf dünya ülkelerini kontrol altına almak adına bu ülkelerde milli tohumculuğu yok edip, kendi hibrid tohumlarının  milli iktidarlar vasıtası ile zorla (tohumculuk kanunları çıkartırarak) kullandırılmasını anlatıyor soner hoca...

 şimdi detaya girmek istemiyorum ama şu kadarını söyleyeyim :   

  anadolu çiftçisinin yıllardan beri ürettiği  yerel anadolu buğdayı yerine kendi labarotuvarlarında ürettikleri genetiği değiştirilmiş hibrrid buğday tohumu dayatmaları sonucu kanser vakalarında yaşanan artışı anlatıyor..milli tohumculuğu nasıl yok edildiğini anlatıyor...amerikadaki dediğim bu para babalarının perde arkasında kurduğu vakıflar vasıtası ile meksika, hindistan ve türkiye gibi ülkelerde milli tohumla yapılan tarımı terkettirip kendi hibrid tohumlarını kullandırarak ülke nüfüslarını kontrol etmelerini anlatıyor...ne yazıkki milli iktidarlarında nasıl bu tuzağa düştükleri kitabta var..

Mavera

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 6144
Ynt: kanserin önlenemez yükselişi ve kemoterapi gerçekleri
« Yanıtla #3 : Ocak 29, 2018, 09:58:09 ÖÖ »
Peki yapabileceklerimiz neler?

Tedavimize çok iyi uymak, rna negatif, cd4 yüksek tutmak, bunu söylemeye bile gerek yok ama en başta bu.

SİGARAYI BIRAKMAK! En önemli kanser yapıcı, en tehlikeli, en kötü etken bu. Ağız/gırtlaktan akciğere mesaneye kadar her yerde kanser yapabiliyor. Kanser dışında gene ağır ve tehlikeli koah yapabiliyor. Koah başladığı zaman geri dönüşü yok, sadece daha kötüleşmesi engellenebiliyor. Ayrıca kalp damar sağlığına da zararı var, sigara direkt kalp krizi için risk faktörü.

Hepatit b için aşılanmak, hepatit c den korunmak.

Aşırı yağlı, şekerli, katkı maddeli beslenmekten kaçınmak. Özellikle kanserojen olduğu bilinen besinlerden uzak durmak, salam sucuk sosis vs=barsak kanseri, veya aşırı tuzlu turşular da mide kanseri riski için sık tüketilmemeli. Doğal, dengeli beslenmek önemli, özellikle vejataryene yakın veya Akdeniz/Ege diyeti sağıklı oluyor çünkü bol sebze meyve ve doğal zeytinyağı içeriyor.

Kanserojen maddelerden kaçınmak, asbest, benzen gibi kimyasalların ortamda olmadığından emin olmak. Gereksiz röntgen filmi/tomografi çektirmemek çünkü her seferde radyasyonlu şua alınıyor. Mr'da radyasyon yok.

Spor yapmak, aşırı kilo almaktan kaçınmak.

Anti oksidan kanser düşmanıdır Yeterli anti oksidan almak, bunun için destek ürünleri değil doğal yollar, bol taze sebze meyve özellikle brokoli, yeşil çay, blueberry gibi anti oksidan kralı besinleri tüketmek

Alkol abartmamak, karaciğer fonksiyonlarımızı, yağlanmayı takip etmek.

Güneş eski güneş değil! Bronzlaşmak için cilt kanseri olmayalım! Güneşe yazın çıkmamak çıkılırsa da yüksek koruyuculu güneş kremi kullanmak şart.

Kanser taramalarını ihmal etmemek, bunlar:

Kadınlar için 40 yaşından sonra meme kanseri için rutin muayene/mamografi çektirmek çok önemli. Ailede varsa daha erkenden bakılabilir. Her kadın ayda en az 1 kez kendi kendine meme muayenesi yapmalı, çıplak aynaya geçip koltuk altı meme bölgesine bakmalı, dokunarak incelemeli daha önce olmayan bir şişlik, çekinti, şekil değişikliği vs. var mı diye. Gene kadınlar için rahim ağzı kanseri/hpv taraması çok önemli.

Pasif eşcinsel erkekler de anal hpv taraması yaptırabilir. 40 yaştan sonra prostat taraması da tüm erkekler için önemli. Ailede varsa daha erkenden bakılabilir. Gene testiste kitle şişlik varsa dra gitmek şart, utanmamak lazım.

50 yaş üstünde gaitada gizli kan/kolonoskopi herkese öneriliyor. Barsak alışkanlıklarında değişme, kan gelmesi, kilo kaybı vs. olursa mutlaka dra gidilmeli.

Mide yanması/reflü de uzun vadede tedavi edilmezse mide/yemek borusu kanseri yapabiliyor. Mutlaka dra gidilmeli gerekirse endoskopi ile tanı/tedavi yapılmalı.

Bunlar rutin herkese önerilen taramalar, ancak hiv pozitiflerde risk faktörüne göre daha erkene çekilebilir.

2 haftadan uzun geçmeyen öksürük/balgam, balgamda kan vs. mutlaka akciğer filmi çektirmeli.

Gene tehlikeli belirtiler (beta semptomları deniyor): istemeden son 3-6 ayda vücut ağırlığının %10 dan fazla kaybı, gece terlemesi çarşaf atlet ıslatacak kadar, vücutta baş boyun omuz koltuk altı kasık bölgelerinde oluşan şişlikler:ağrısız ve uzun süre kaybolmuyorsa mutlaka dra gösterilmeli. Kısa sürede oluşan kaybolan ağrılı şişlikler genelde enfeksiyon kaynaklıdır.

Tiroid için de yutkunmada güçlük boğaz şişliği oluyorsa gerekli uzmana mutlaka gidilmeli.

İdrardan kan gelmesi veya çay rengi değişik idrar da araştırılmalı, böbrek taşı/kumu olabileceği gibi mesane/idrar kesesi veya böbrekle ilgili sorun olabilir.

Geçmeyen şiddetli baş ağrıları da önemsenmeli, migren olabileceği gibi beyin içi bir oluşum da olabilir.

Kan için özel yapmamız gereken bir şey yok zaten en çok kan tahlili yapılan grup biziz.
« Son Düzenleme: Ocak 29, 2018, 10:14:58 ÖÖ Gönderen: Mavera »
UYARI: Hiç bir laboratuarla maddi manevi iş birliğim yoktur. Aksini iddia edenler kanıtlamakla yükümlüdür! Burada paylaştığım bilgiler güvenilir internet sitelerinden/güncel rehberlerden ve kendi doktorumdan edindiklerimdir. Tatmin olmayan kişiler enfeksiyon uzmanı dra danışmakta özgürdür.

Fuat

  • Ziyaretçi
Ynt: kanserin önlenemez yükselişi ve kemoterapi gerçekleri
« Yanıtla #4 : Ocak 29, 2018, 02:05:47 ÖS »
İl sağlık müdürlükleri bazen hastanelerde gaita testi kiti veriyor bankolarda.

Evinizde alıp 10 dk da sonuçlandıracağınız çok basit bir test. Dikkatinize sunarım.

Yüzlerce kişiye ulaştırdım ben.

Mavera

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 6144
Ynt: kanserin önlenemez yükselişi ve kemoterapi gerçekleri
« Yanıtla #5 : Ocak 29, 2018, 02:43:55 ÖS »
Gaita  da  yani  dışkıda  gizli kan testi o. 50 yaş üstü herkese öneriliyor. Barsak düzensizliği/kansızlık/kilo kaybı vs. yaşayan varsa da yapılabilir. Çünkü barsak kanseri/polip/tümörlerinin ilk belirtisi burada bu testte çıkıyor. Ancak hemoroid basur çatlak varsa anal bölgede ondan da etkilenebiliyor, oradan gelen kan çıkabiliyor testte yani bu testin pozitif çıkması her zaman eşittir kanser demek değil. Test pozitif çıkarsa sorun olup olmadığından emin olmak için kolonoskopi yapılıyor. Kolonoskopide şüpheli bir kitle görülürse örnek alınıp patolojiye gidiyor, ona göre tam ne olduğu anlaşılıyor.
UYARI: Hiç bir laboratuarla maddi manevi iş birliğim yoktur. Aksini iddia edenler kanıtlamakla yükümlüdür! Burada paylaştığım bilgiler güvenilir internet sitelerinden/güncel rehberlerden ve kendi doktorumdan edindiklerimdir. Tatmin olmayan kişiler enfeksiyon uzmanı dra danışmakta özgürdür.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
9 Yanıt
730 Gösterim
Son İleti Nisan 30, 2017, 08:06:47 ÖS
Gönderen: Belirsiz pozitif
11 Yanıt
466 Gösterim
Son İleti Temmuz 22, 2018, 06:53:27 ÖS
Gönderen: Angelowic