Mavi-Banner

Gönderen Konu: Herkese Merhaba !  (Okunma sayısı 525 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Minerva

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 5
Herkese Merhaba !
« : Ocak 25, 2018, 11:33:27 ÖÖ »
Öncelikle herkese merhaba arkadaşlar, siteye yıllar önce ilk tanı aldığımda kayıt olduğumu anımsıyorum ancak kullanıcı adımı dahi hatırlamadığım için yeni bir başlangıç yapmak istedim.

Tanı aldığımdan bu yana yaklaşık 3 sene geçti; hatta Şubat ayında tam olarak 3 oldu. Tanı aldığımda 18 yaşındaydım ve üniversite sınavlarına hazırlanıyordum. Açıkçası tanı aldığımda hiç sarsılmadım, çünkü aslında beklediğim bir durumdu -deliler gibi korunmadan seks yapmaktan bahsetmiyorum- ki öyle de olabilirdi. Aksine, ilk korunmadan gerçekleştirdiğim seks sırasında oldu. Karşımdakinin niyetini sorgulamayı geçeli baya bir zaman oldu, bunu önemsemiyorum. Ancak o güne kadar ne kadar da cahil olduğumu öğrenmemiştim. Gelişimim de tam o noktada başladı.

Akut dönem -tabi o zamanlar ne olduğundan dahi haberim yoktu- benim için hayatımın en zorlu süreçlerinden biri oldu diyebilirim. İnanıyorum ki bu dönemi bir çok kişiye kıyasla çok daha ağır yaşadım, hali hazırda zaten savunma sistemi düşük bir çocuktum, kolay hastalanır geç iyileşirdim. Bir gün, yataktan yorgun bir biçimde kalktım ve bilgisayarın başına oturdum, üzerimde bir halsizlik vardı ve grip olduğumu düşündüm, önemsemedim. Ama halsizlik gün içinde şiddetlenmeye başladı ve anneme '' kulak memem dahi ağrıyor '' dediğimi hatırlıyorum. Gerçekten de kulak memem dahi ağrıyordu. Gün sonunda zaten iyiden iyiye hasta olmuştum, gece ateşim 40 dereceyi gördü, bir yandan vücudumda kırmızı benekler çıkmıştı, içtiğim hiçbir ilaç fayda etmedi. Soluğu acilde aldık. Serum, klasik. Ateşim düşmüştü ancak hala ters giden bir şeyler olduğunun da farkındaydım. Eve döndük, yaklaşık 1 hafta yatakta yattım, bu süreçte lenf bezlerim şişti, gece terlemelerim geceleri su yatağında yatıyor hissi oluşturdu, sürekli kusma halindeydim, ekstrem bir döküntü yaşadım, sindirim sitemin alt üst olmuştu, kas sistemim ise çökmüştü diyebilirim çünkü yataktan kalkmak için büyük bir çaba sarf ediyordum, yürümek zaten bir işkenceydi. Her gece ben sabaha çıkamayacağım diye yarı baygın ağladığımı hatırlıyorum. Ve sonra öğrendik ki, kullandığım antibiyotiğin içeriğindeki penisiline alerjim varmış. Yani bu süreç zaten zorken, bunu 10 ile falan çarpmışım.. 1 haftanın sonunda sanki önceki hafta bunların hiçbiri ben yaşamamışım gibi yataktan uyandım. Benim için çok absürt bir andı gerçekten. İki gün önce can çekişir haldeyken bir anda tüm belirtilerin yok olması ve iyi hissetmeye başlamış olmam. Tamam. Artık iyileştim, endişeye gerek yok...

Aradan aylar geçti, hayatımdaki her şey önceden olduğu gibi devam ediyordu. Bir yandan dershaneye gidiyorum, bir yandan üniversite sınavlarına hazırlanıyorum, her şey stabil. Ama hala vücudumda davetsiz bir misafir olduğundan haberim yok tabii. Bu süreçte bir ilişkim oldu. Aslında bugün durabildiğim noktayı, gerçekten kötü şeyler yaşanmış olsa da bu ilişkiye borçluyum diyebilirim. Flört dönemindeyken onun bana '' ben hiv pozitifim ve tedavi görüyorum bunu sana söylemem gerekiyor artık '' diye açılmasıyla başladı benim şansım, ben yadırgamadım, hemen kabul ettim ama bir yandan da soru işaretleriyle doluydu kafam çünkü neyden bahsettiği konusunda bir fikrim yoktu. Uzun süreli bir ilişki yaşamadık. Ancak bir süre sonra ona benzediğimin farkına vardım ve zaten hastalık üzerine konuştukça da kafamda '' acaba '' diye sorular oluşmaya başladı. Bu benim açımdan iyi bir şeydi. Bugüne kadar o soruları sormamıştım çünkü. Aradan zaman geçti, çok kötü sahneler ile ilişkimiz sonlandı ve ben okkalı bir hayat dersi aldım.

Sorularımın cevabını aramaya kısa bir zaman sonra başladım ve ilk işim test yaptırmak oldu. Ama bu süreçte gergin yada heyecanlı değildim. Ben sadece bir onay bekliyordum çünkü. Pozitif olduğumun farkındaydım ama ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Laboratuvar sonuçlarım geldi ve hiç unutmam hastanenin baş laborantı bana pozitif olduğumu söyledikten sonra tepkisizliğim karşında '' hemşire çağırmamı ister misin '' diye sormuştu. Ben de '' gerek yok, biliyordum zaten '' deyip, onun bana önerdiği ve hala tedavimi sürdüren doktora gitmek için hastaneden ayrıldım. Ankara Hastanesinde en alt katta bir yere indim ve şans o ki dünyanın en şeker insanları olan doktorlarım ile tanıştım. Gerekli testler yapıldı. Sonuçlar biraz korkutucuydu, baya dev bir ülke kurmuşlardı vücudumda çünkü. Hemen tedaviye başladık. Stocrin ve Truvada ile kısa zamanda negatife düştüm. Ancak bir süre sonra ilacı her aldığımda panik atak yaşamaya başladım bu da ilacın yan etkileri ve benim o dönemki psikolojik durumumla ilgiliydi. Pejmürde bir hale dönüştüğüm sırada ilaç değişikliğinin artık gerekli olduğunu söyledi doktorum. 2 senedir Stribild kullanıyorum, Stocrin ve Truvada'dan sonra melaike gibi bir şey kendisi. Ancak ileri derecede kemik erimem olduğundan dolayı kısa zaman içinde yeni ilaca geçeceğim söylendi son görüşmemde. Truimeq yada Genvoya. Henüz ikisi hakkında da soru işaretleri var kafamda. Çünkü hali hazırda kol gibi panik ataklarım mevcut ve uzun zamandır da tedavi görmüyorum ilaç etkileşimleri ve bende yaptıkları yan etkiler dolayısıyla. Ama kesinlikle tedavi görmem gerekiyor, bakalım, umarım o da hallolur.

Yaklaşık 3 senedir her şey yolunda. Arada tökezlemeler olmuyor değil, herkeste mevcut. İstediğim bölümü kazandım. Derslerimde başarılıyım. İyi bir gelecek planlaması yapıyorum. Yetenekli olduğum şeyler üzerinde eğitimler alıyorum. 3 senedir devam eden düzenli bir ilişkim var. Gelişiyorum ve mutluyum.

Yeni tanı almış arkadaşlarıma da küçük bir şey söylemek istiyorum. Bu bir süreç, elbette sonuçlanacak. Bize düşen bu süreçte ilaçlarımızı düzenli almak, beslenmemize, yaşam tarzımıza dikkat etmek ve en önemlisi taşıdığımız şey konusunda her türlü bilgiye sahip olmaya çabalamak. Kişi düşmanını tanımaz, onun zayıf yada kuvvetli yönlerini bilmezse ilk hamlesinde yenilir.
« Son Düzenleme: Ocak 25, 2018, 11:38:36 ÖÖ Gönderen: Minerva »

Mavera

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 6144
Ynt: Herkese Merhaba !
« Yanıtla #1 : Ocak 25, 2018, 11:54:52 ÖÖ »
Merhaba!

Öykün çok normal ve çoğu hiv pozitif gencin yaşadığı şeyler. Her şeyin yolunda gitmesine sevindim.

Stribild'den herkes genvoya ya geçiyor zaten özünde tamamen aynı ilaç sadece aynı molekül şekli biraz farklı bu sayede kemik erimesi yapmıyor. Yani genvoya'dan korkmana gerek yok. Triumeq ise farklı moleküller içeriyor.
UYARI: Hiç bir laboratuarla maddi manevi iş birliğim yoktur. Aksini iddia edenler kanıtlamakla yükümlüdür! Burada paylaştığım bilgiler güvenilir internet sitelerinden/güncel rehberlerden ve kendi doktorumdan edindiklerimdir. Tatmin olmayan kişiler enfeksiyon uzmanı dra danışmakta özgürdür.

Minerva

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 5
Ynt: Herkese Merhaba !
« Yanıtla #2 : Ocak 25, 2018, 12:17:40 ÖS »
Evet bunu biliyorum ancak kafamdaki soru işareti olası bir antidepresan/psikotik ilaç başlama ihtimalim olduğundan hangisi ile daha rahat ilerlerimdi. Daha evvel Invega diye bir antipsikotik kullandım 4mg'dı yanılmıyorsam ancak dozu üzerinde artış olduğundan dolayı ilaca alışma sürecini tamamlayamadım. O dönem zaten okul vs dolayısı ile bu yan etkilerle baş etmek yerine panik ataklarımı kontrol altına almayı öğrenmeye çalıştım. Şu an dönem olarak daha rahatım, haftaya bu konu ile ilgili doktora gideceğim bu yüzden yeni ilaca da başlarsam aralarında hangisi en az dengesizlik sağlayacak bunu merak ediyorum, bu yüzden biraz karasızım ki hali hazırda Truimeq'in psikolojik yan etkileri var diye biliyorum.

Arutha

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 905
Ynt: Herkese Merhaba !
« Yanıtla #3 : Ocak 25, 2018, 02:37:59 ÖS »
Hangi dahi doktor patilerisin yazdı?
Yuh. Onun yerine utandım.
Is brightest day, in blackest night!

vasoxen

  • Katılımcı Üye
  • *
  • İleti: 93
Ynt: Herkese Merhaba !
« Yanıtla #4 : Ocak 25, 2018, 04:41:18 ÖS »
Bu yaşta böyle bir mücadele parmak ısırtır. Tebrik ederim. Umarım tüm hayallerin gerçekleşir.

Arutha

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 905
Ynt: Herkese Merhaba !
« Yanıtla #5 : Ocak 25, 2018, 07:14:32 ÖS »
Öncelikle herkese merhaba arkadaşlar, siteye yıllar önce ilk tanı aldığımda kayıt olduğumu anımsıyorum ancak kullanıcı adımı dahi hatırlamadığım için yeni bir başlangıç yapmak istedim.

Tanı aldığımdan bu yana yaklaşık 3 sene geçti; hatta Şubat ayında tam olarak 3 oldu. Tanı aldığımda 18 yaşındaydım ve üniversite sınavlarına hazırlanıyordum. Açıkçası tanı aldığımda hiç sarsılmadım, çünkü aslında beklediğim bir durumdu -deliler gibi korunmadan seks yapmaktan bahsetmiyorum- ki öyle de olabilirdi. Aksine, ilk korunmadan gerçekleştirdiğim seks sırasında oldu. Karşımdakinin niyetini sorgulamayı geçeli baya bir zaman oldu, bunu önemsemiyorum. Ancak o güne kadar ne kadar da cahil olduğumu öğrenmemiştim. Gelişimim de tam o noktada başladı.

Akut dönem -tabi o zamanlar ne olduğundan dahi haberim yoktu- benim için hayatımın en zorlu süreçlerinden biri oldu diyebilirim. İnanıyorum ki bu dönemi bir çok kişiye kıyasla çok daha ağır yaşadım, hali hazırda zaten savunma sistemi düşük bir çocuktum, kolay hastalanır geç iyileşirdim. Bir gün, yataktan yorgun bir biçimde kalktım ve bilgisayarın başına oturdum, üzerimde bir halsizlik vardı ve grip olduğumu düşündüm, önemsemedim. Ama halsizlik gün içinde şiddetlenmeye başladı ve anneme '' kulak memem dahi ağrıyor '' dediğimi hatırlıyorum. Gerçekten de kulak memem dahi ağrıyordu. Gün sonunda zaten iyiden iyiye hasta olmuştum, gece ateşim 40 dereceyi gördü, bir yandan vücudumda kırmızı benekler çıkmıştı, içtiğim hiçbir ilaç fayda etmedi. Soluğu acilde aldık. Serum, klasik. Ateşim düşmüştü ancak hala ters giden bir şeyler olduğunun da farkındaydım. Eve döndük, yaklaşık 1 hafta yatakta yattım, bu süreçte lenf bezlerim şişti, gece terlemelerim geceleri su yatağında yatıyor hissi oluşturdu, sürekli kusma halindeydim, ekstrem bir döküntü yaşadım, sindirim sitemin alt üst olmuştu, kas sistemim ise çökmüştü diyebilirim çünkü yataktan kalkmak için büyük bir çaba sarf ediyordum, yürümek zaten bir işkenceydi. Her gece ben sabaha çıkamayacağım diye yarı baygın ağladığımı hatırlıyorum. Ve sonra öğrendik ki, kullandığım antibiyotiğin içeriğindeki penisiline alerjim varmış. Yani bu süreç zaten zorken, bunu 10 ile falan çarpmışım.. 1 haftanın sonunda sanki önceki hafta bunların hiçbiri ben yaşamamışım gibi yataktan uyandım. Benim için çok absürt bir andı gerçekten. İki gün önce can çekişir haldeyken bir anda tüm belirtilerin yok olması ve iyi hissetmeye başlamış olmam. Tamam. Artık iyileştim, endişeye gerek yok...

Aradan aylar geçti, hayatımdaki her şey önceden olduğu gibi devam ediyordu. Bir yandan dershaneye gidiyorum, bir yandan üniversite sınavlarına hazırlanıyorum, her şey stabil. Ama hala vücudumda davetsiz bir misafir olduğundan haberim yok tabii. Bu süreçte bir ilişkim oldu. Aslında bugün durabildiğim noktayı, gerçekten kötü şeyler yaşanmış olsa da bu ilişkiye borçluyum diyebilirim. Flört dönemindeyken onun bana '' ben hiv pozitifim ve tedavi görüyorum bunu sana söylemem gerekiyor artık '' diye açılmasıyla başladı benim şansım, ben yadırgamadım, hemen kabul ettim ama bir yandan da soru işaretleriyle doluydu kafam çünkü neyden bahsettiği konusunda bir fikrim yoktu. Uzun süreli bir ilişki yaşamadık. Ancak bir süre sonra ona benzediğimin farkına vardım ve zaten hastalık üzerine konuştukça da kafamda '' acaba '' diye sorular oluşmaya başladı. Bu benim açımdan iyi bir şeydi. Bugüne kadar o soruları sormamıştım çünkü. Aradan zaman geçti, çok kötü sahneler ile ilişkimiz sonlandı ve ben okkalı bir hayat dersi aldım.

Sorularımın cevabını aramaya kısa bir zaman sonra başladım ve ilk işim test yaptırmak oldu. Ama bu süreçte gergin yada heyecanlı değildim. Ben sadece bir onay bekliyordum çünkü. Pozitif olduğumun farkındaydım ama ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Laboratuvar sonuçlarım geldi ve hiç unutmam hastanenin baş laborantı bana pozitif olduğumu söyledikten sonra tepkisizliğim karşında '' hemşire çağırmamı ister misin '' diye sormuştu. Ben de '' gerek yok, biliyordum zaten '' deyip, onun bana önerdiği ve hala tedavimi sürdüren doktora gitmek için hastaneden ayrıldım. Ankara Hastanesinde en alt katta bir yere indim ve şans o ki dünyanın en şeker insanları olan doktorlarım ile tanıştım. Gerekli testler yapıldı. Sonuçlar biraz korkutucuydu, baya dev bir ülke kurmuşlardı vücudumda çünkü. Hemen tedaviye başladık. Stocrin ve Truvada ile kısa zamanda negatife düştüm. Ancak bir süre sonra ilacı her aldığımda panik atak yaşamaya başladım bu da ilacın yan etkileri ve benim o dönemki psikolojik durumumla ilgiliydi. Pejmürde bir hale dönüştüğüm sırada ilaç değişikliğinin artık gerekli olduğunu söyledi doktorum. 2 senedir Stribild kullanıyorum, Stocrin ve Truvada'dan sonra melaike gibi bir şey kendisi. Ancak ileri derecede kemik erimem olduğundan dolayı kısa zaman içinde yeni ilaca geçeceğim söylendi son görüşmemde. Truimeq yada Genvoya. Henüz ikisi hakkında da soru işaretleri var kafamda. Çünkü hali hazırda kol gibi panik ataklarım mevcut ve uzun zamandır da tedavi görmüyorum ilaç etkileşimleri ve bende yaptıkları yan etkiler dolayısıyla. Ama kesinlikle tedavi görmem gerekiyor, bakalım, umarım o da hallolur.

Yaklaşık 3 senedir her şey yolunda. Arada tökezlemeler olmuyor değil, herkeste mevcut. İstediğim bölümü kazandım. Derslerimde başarılıyım. İyi bir gelecek planlaması yapıyorum. Yetenekli olduğum şeyler üzerinde eğitimler alıyorum. 3 senedir devam eden düzenli bir ilişkim var. Gelişiyorum ve mutluyum.

Yeni tanı almış arkadaşlarıma da küçük bir şey söylemek istiyorum. Bu bir süreç, elbette sonuçlanacak. Bize düşen bu süreçte ilaçlarımızı düzenli almak, beslenmemize, yaşam tarzımıza dikkat etmek ve en önemlisi taşıdığımız şey konusunda her türlü bilgiye sahip olmaya çabalamak. Kişi düşmanını tanımaz, onun zayıf yada kuvvetli yönlerini bilmezse ilk hamlesinde yenilir.


şunu da bil dostum. İlaçlarla etkilemeyen onlarca psikotrop ilaç var. Her şekilde panik vb.. çözülür. Olmadı site üzerinden terapi yaparız  ;D
Birlikte güçlüyüz, yalnızsak düşeriz.
Is brightest day, in blackest night!

acısada_öldürmez

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 1747
  • BİL ÖNEMSE VE KORUN !!!!!ÇOK GEÇ OLMADAN
Ynt: Herkese Merhaba !
« Yanıtla #6 : Ocak 25, 2018, 08:32:34 ÖS »
@Minerva  abicim   bu ne  uzun  yiaaaaaa   oku oku bitmiyor  derken  hikayenin orta kısmında  sıkılmam  kendini merağa  salıverdi  ve sonuna  kadar  yazını  okudum

3 yıllık  bir pozitifin artık  çok çok  çok  sağlam  duruş sergilemesi  ve  etrafını bilgilendirmesi  gerekir.

3 yılda  ne tecrübeler  ne  yaşanmışlıklar  edinmişşindir  ;) ;)

hatırlatmama  gerek  yok , normal  bir  yaşam  süreceğiz  hiv pozitif olmadan  önce  ne  kadar  yaşayacaksak  o kadar  yaşamaya  devam edeceğiz. Ve yolun  başında  güzel  bir kariyer planlaması  yaparak  severek yapacağın mesleğine  kavuşmanı  diliyorum ;)

insanı   yaşatan  hayalleridir , asla  ideal  ve  hayallerinden  vazgeçme

ah ahhh  benimde  hayalim  şöyle  kaslı  yağuşuklu bir  sevgili  bu  hayalimden  asla  vazgeçmiyorum kih kih kih kih  ;D ;D ;D

 panik ataklar  stocrin'den  kaynaklı  olabilir  . ilaç değişimi  ve benim ilk göz  ağrım  doktorumun deyişi  ile  sitraybildddd benim deyişim ile  sitribild  ( yazıldığı  gibi oku  dhmi ) :) bizde  dil  biliyoruz  ama  sitraybildddd  demiyoruz  güzel  ve sağlam  bir ilaç kreatinin  böbrek  ve  kemik erimesinde  rolü var  birazcık  ama


Şu an genvoya  kullanıyorum  gayet  konforlu  rahat  bir  ilaç  ve sitraybild'in  abisi  sayılır  yan etkisi  daha  az  kratinin  yüksetlmiyor, kemik erimesi  yapmıyor  ve  böbrek  fonksiyonlarını etkilemiyor   genvoya'ya geçiş yapabilirsin
hayatı  çok ciddiye almayın, yaşam  çok  kısa  ve hızla  geçiyor  nasıl  mutluysanız  öyle  yaşayın  ve  hayatı kendinize  zindan etmeyin .

Theodor

  • Global Moderator
  • Katılımcı Üye
  • *****
  • İleti: 584
Ynt: Herkese Merhaba !
« Yanıtla #7 : Ocak 26, 2018, 10:41:39 ÖÖ »
Dik duruşundan dolayı seni tebrik ederim.
Ben de üç buçuk yıl önce tanı aldım,truvada-stocrin kullanıyorum.Doktorum bir defa artık yeni ilaçlar çoğaldı,istersen değiştirebiliriz dedi ama ben sonuna kadar devam edeceğim.Ne zaman ki rna yükselmeye ya da yan etkileri çoğalmaya başlarsa o zaman artık.
Aramıza hoş geldin.
Hiv pozitif olmak ahlâki değil,tıbbi bir durumdur.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
18 Yanıt
1701 Gösterim
Son İleti Ağustos 31, 2016, 09:34:01 ÖÖ
Gönderen: bejaia
11 Yanıt
2878 Gösterim
Son İleti Kasım 26, 2016, 01:13:14 ÖÖ
Gönderen: Mavera
7 Yanıt
647 Gösterim
Son İleti Aralık 17, 2016, 03:52:06 ÖS
Gönderen: Darkness
7 Yanıt
729 Gösterim
Son İleti Aralık 30, 2016, 09:10:28 ÖÖ
Gönderen: AlpEr
4 Yanıt
765 Gösterim
Son İleti Şubat 28, 2017, 04:29:03 ÖS
Gönderen: Matland